Facebook Grubumuz Bizi Twitter`dan Takip Edin RSS e üye olup haberlerimiz buradan takip edebilirsiniz
  • English (United Kingdom)
  • Turkish (Turkiye)
Anasayfa
Doğaya Karşı Tutum

 

İnsanoğlu en uzun yaşama savaşını doğaya karşı vermiştir. İnsan doğa ile bütünleştiğinde bu savaşı kazanmak onun için daha kolay olmuştur. Safranbolu'da doğa ile uyum içinde bir yaşama biçimi görüyoruz. İnsanlar açık havayı seviyorlar ve doğadan yararlanıyorlar. Bunun sonucu bir yazlık yaşama biçimi ortaya çıkıyor. Yaz gelince kışlık kesimden yanlığa göçülüyor. Bu göç düzeni Türk'ün göçebelik zamanından kalma akılcı bir tutumun devamıdır. Yazın daha serin, havadar bir yerde, doğa içinde yaşayarak onun nimetlerinden yararlanılır. Bütün Türkiye'de görülebilen bu düzende yaylalara çıkılır, İstanbul'da bile kentin daha açıklık, bahçelik, serin yerlerine yazlığa gidilirdi.

Safranbolu'da kışın sert geçmesi onları doğaya daha kapalı, vadi içindeki korunmuş alanlarda yan yana oturmaya zorlar. Bahar başlayıp ağaçlar özellikle elmalar çiçek açınca (çoğunlukla mayıs ayı içinde) yazlığa taşınma telaşı başlar. Bağ evini temizlemek için kadınlar bulunur, evler güzelce süpürülür, döşeme tahtaları, dolap kapakları, pencereler ovulur, duvarlar badanalanır. Sonra kış evinde hazırlık başlar. Yataklar denk yapılır, yemek kapları çitlere konur, genellikle köydeki ortakçıların getirdiği at ve eşeklere yüklenir. Böyle sekiz on hayvanlık bir kervan bağlara doğru yola çıkar. Kırılacak eşyalar (tabak, fincan, lamba, sürahi, bardak) çit içinde elde taşınır. Evin kedisi, tavukları ile neşeli bir alay yola düzülür. Halılar, bazı sandıklar ve değerli eşyalar yangın tehlikesinden uzak Cinci Hanı’ndaki odalara kaldırılır. Yazlığa fazla eşya götürülmez. Yazlık yaşama biçiminin doğa ile bütünleşmiş bir yalınlığı vardır. O devir insanı bunu çok iyi duyuyor ve zevk alıyordu.
Safranbolu'nun yazlık mahallelerinin en büyüğü Bağlar olmak üzere Kirkille ve Tokatlı bağlarıdır. Akçasu, Musalla, Gümüş mahallelerinde büyük bahçesi ve çıkma suyu olanlar yazlığa gitmezler. Bir bölümünün Ulukavakdibi, Karaman çukuru, Kayarlı, Uzunkır gibi yerlerde bahçeleri vardır, günübirlik giderler. Rumlar da yazlığa gitmez, yaz-kış Kıranköy 'de otururlar. Kıranköy daha yüksekte olduğundan yazlar daha serin geçer, ayrıca Rumların Türkler gibi böyle bir göç geleneği yoktur. Ama Rumların da bağ ve bahçeleri vardı. İnyakası altında Sülük Gölü çevresine ve Papaz bağı'na günübirlik giderler. Bazı keyfine düşkün zengin Rumların Bağlar 'ın eteklerinde yazlık ev kiraladıkları olmuştur. Yazlığa taşınıldığında erkekler yine hergün işlerine gider gelirler. Sabah ve akşam at ve eşek sırtında bu akın iki üç saat sürer. Kadınlar ancak on - on beş günde bir eşekle çarşı hamamına giderler.
 
  Yazlıktan dönüş havalara bağlı olarak genellikle ekim sonunda başlar. Meyveler toplanmış kış yiyecekleri hazırlanmıştır. Yine aynı düzende ama daha yüklü olarak şehir evine dönülür. Bazı sebze ve meyveleri toplamak gibi nedenlerle iyi havalarda yazlığa bir iki günlüğüne gidilir. Bazı zenginler yazlık eve bekçi yerleştirir. O zaman kış evi için gereksiz bazı eşyalar evde bırakılır. Ama genellikle yastıklar, yanlıklar, bazı bakır kaplar, hamur teknesi, yaslağaç, bir lamba, bir yatak dışında her şey taşınır. Kar yağınca bağlara hiç ulaşılamaz.

 

Şu an siteyi güncelliğini yitirmiş olan Internet Explorer 6 tarayıcısını kullanarak gezmeye çalışıyorsunuz(IE6).

Bu siteyi ve güncel diğer siteleri sorunsuz bir şekilde gezebilmek için Internet Explorer 7 (IE7) veya Mozilla Firefox kullanmanız gereklidir. Lütfen aşağıdaki tarayıcılardan birini indirerek geliştiricilere destek olunuz. Bağlar Saray Otel

Mozilla Firefox 3 indir (önerilen).

Internet Explorer 7 indir.

Bağlar Saray Otel Bir Batucan Turizm İştirakidir